
Asi-Amik-Samandağ Sistemi ve Milleyha Ekolojik Master Planı
KÜNYE
Tip: Kentsel Tasarım, Ekolojik Masterplan
Yer: Samandağ,Hatay
Statü: Ekolojik Masterplan
İşveren: Emlak Konut
Yıl: 2026
Ekip:
RASA x DB
ÖZET
Bu çalışma, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay’da başlatılan çok ölçekli araştırma ve tasarım sürecini, Asi–Amik havzasından Samandağ–Milleyha kıyı sistemine uzanan ilişkisel bir coğrafya üzerinden ele almaktadır. Araştırmanın temel problemi, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yerleşim, su, tarımsal üretim, ekolojik sistemler, arkeolojik katmanlar ve kıyı peyzajı arasındaki sürekliliklerin mekânsal kararlarla nasıl yeniden kurulabileceğidir. Bu doğrultuda çalışma, idari veya proje sınırlarına dayalı parçalı bir mekânsal okuma yerine, havza içindeki hidrolojik, ekolojik, kültürel ve üretimsel ilişkileri ortak bir sistem içinde değerlendiren bir araştırma ve tasarım modeli geliştirmektedir.
Çalışmanın yöntemsel omurgasını kültürel ekoloji haritalaması oluşturmaktadır. Haritalama; hidrolojik ağlar, biyocoğrafik eşikler, habitatlar, tarım alanları, arkeolojik katmanlar, tarihsel izler, yerleşim örüntüleri, altyapılar ve güncel çevresel baskılar arasındaki ilişkilerin farklı ölçeklerde birlikte okunmasını sağlamaktadır. Bu yöntem aracılığıyla harita, coğrafi verinin temsil edildiği bir çıktıdan araştırma bilgisinin üretildiği, mekânsal ilişkilerin sorgulandığı ve tasarım kararlarının geliştirildiği operasyonel bir zemine dönüşmektedir. Havzakent yaklaşımı, bu ilişkisel okumanın havza ölçeğindeki mekânsal karşılığını oluşturarak su sistemleri, ekolojik koridorlar, tarımsal peyzajlar, yerleşimler ve biyoremediasyon alanlarını ortak bir ekolojik altyapı sistemi içinde bir araya getirmektedir.
Amik Gölü Kurtarma Planı kapsamında tarihsel hidrolojik hafıza, sulak alan işlevlerinin güncel peyzaj koşulları içinde yeniden etkinleştirilmesi üzerinden değerlendirilmiştir. Sulak alan rehabilitasyonu, taşkın alanlarının geri kazanılması, yüzey akışlarının yavaşlatılması ve filtrelenmesi, tarım–su arayüzlerinin yeniden düzenlenmesi ve habitat sürekliliğinin güçlendirilmesi bu yaklaşımın temel araçlarını oluşturmaktadır. Araştırmanın kültürel ekoloji boyutu, Amik Ovası ve Antiokheia’nın arkeolojik peyzajlarını da su ve üretim sistemleriyle birlikte ele almakta; Antiokheia Hipodromu üzerinden geliştirilen operasyonel tasarım yaklaşımı koruma, ekolojik altyapı, tarımsal üretim ve kamusal deneyim arasındaki ilişkileri mekânsallaştırmaktadır. Bu farklı araştırma katmanları, Antakya–Amik Ovası İklim Krizi Dirençli Havza-Kent Atlası içinde ortak bir mekânsal senteze taşınmaktadır.
Havzanın aşağı kesiminde yer alan Samandağ–Milleyha sistemi, araştırmanın ekolojik restorasyon ve uygulama ölçeğine yoğunlaştığı alanı oluşturmaktadır. Milleyha Sulak Alanı; Asi Nehri, delta ovası, tarımsal drenaj sistemleri, kıyı kumulları, Samandağ sahili ve deniz arasındaki hidro-ekolojik süreklilik içinde ele alınmıştır. Projede tampon bölgeler, agro-ekolojik geçiş zonları, drenaj kanallarının filtrasyon koridorlarına dönüştürülmesi, sulak alan hidrolojisinin doğallaştırılması, kumul sisteminin rejenerasyonu, habitat ve tür koruma rejimleri, kontrollü kamusal erişim ve ekolojik yönetim altyapısı birlikte geliştirilmiştir. Restorasyon yaklaşımı; hidrolojik süreçlerin, sediment hareketlerinin, bitki süksesyonunun ve habitat oluşumunun zaman içindeki gelişimini destekleyen süreç temelli ve rejeneratif peyzaj anlayışına dayanmaktadır.
Araştırma, pilot alan uygulamasının başlamasıyla birlikte saha verilerinin tasarım kararlarına yeniden aktarıldığı adaptif bir aşamaya geçmektedir. Hidrolojik performans, su ve toprak kalitesi, habitat değişimleri, bitki süksesyonu, kumul morfolojisi, tür kullanımı ve insan baskısının izlenmesi; sonraki uygulama etaplarının kalibrasyonunda kullanılacaktır. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, yerel uzmanlar, bilim insanları, üreticiler ve alanı uzun süredir gözlemleyen farklı aktörlerin bilgi ve deneyimleri bu sürecin gelişimine katkı sağlayacak önemli bilgi katmanları olarak değerlendirilmektedir.
Sonuçta çalışma, kültürel ekoloji haritalamasından havza ölçeğinde ekolojik altyapıya, operasyonel tasarımdan restorasyon ve pilot uygulamaya uzanan açık ve adaptif bir araştırma–tasarım modeli önermektedir. Bu model, deprem sonrası Hatay coğrafyasının yeniden düşünülmesinde ekolojik süreçleri, kültürel katmanları ve yerel bilgiyi mekânsal karar üretiminin temel bileşenleri olarak konumlandırmaktadır.
Anahtar Kelimeler: kültürel ekoloji, kültürel ekoloji haritalaması, Havzakent, Asi–Amik havzası, ekolojik altyapı, hidrolojik hafıza, ekolojik restorasyon, rejeneratif peyzaj, Milleyha Sulak Alanı, Samandağ, adaptif yönetim, araştırma tabanlı tasarım.
ABSTRACT
This study presents a multi-scalar research and design process initiated in Hatay following the February 6, 2023 earthquakes, extending from the Asi–Amik basin to the Samandağ–Milleyha coastal system. Its central research problem concerns how spatial planning and design can re-establish continuities among settlement patterns, water systems, agricultural production, ecological networks, archaeological layers, and coastal landscapes during post-disaster reconstruction. In response, the study develops an integrated research and design model that interprets the basin through interconnected hydrological, ecological, cultural, and productive systems rather than through fragmented administrative or project boundaries.
The methodological framework is based on cultural ecology mapping. Through this approach, hydrological networks, biogeographical thresholds, habitats, agricultural lands, archaeological layers, historical traces, settlement patterns, infrastructures, and contemporary environmental pressures are examined across multiple scales. Mapping therefore operates as an investigative and operational medium through which spatial relationships are identified, research knowledge is produced, and design decisions are developed. The Basin-City (Havzakent) approach constitutes the spatial expression of this relational reading at the basin scale, integrating water systems, ecological corridors, agricultural landscapes, settlements, and bioremediation areas within a shared ecological infrastructure framework.
Within the Amik Lake Recovery Plan, historical hydrological memory is addressed through the reactivation of wetland functions under contemporary landscape conditions. Wetland rehabilitation, the recovery of flood-prone areas, the slowing and filtration of surface runoff, the restructuring of agriculture–water interfaces, and the strengthening of habitat connectivity constitute the principal components of this strategy. The cultural ecology framework also incorporates the archaeological landscapes of the Amik Plain and Antiocheia into the analysis of water and production systems. The operational design developed around the Antiocheia Hippodrome spatializes relationships among archaeological conservation, ecological infrastructure, agricultural production, and public experience. These different layers of inquiry are synthesized within the Antakya–Amik Plain Climate-Resilient Basin-City Atlas.
Located in the lower part of the basin, the Samandağ–Milleyha system forms the primary field in which the research develops into an ecological restoration and implementation framework. Milleyha Wetland is examined as part of a wider hydro-ecological continuum connecting the Asi River, the delta plain, agricultural drainage systems, coastal dunes, Samandağ Beach, and the Mediterranean Sea. The project integrates buffer zones, agro-ecological transition areas, the transformation of drainage channels into filtration corridors, wetland hydrological restoration, dune regeneration, habitat and species protection regimes, controlled public access, and ecological management infrastructure. The restoration strategy is grounded in a process-based and regenerative landscape approach that supports the long-term development of hydrological processes, sediment dynamics, vegetation succession, and habitat formation.
With the initiation of the pilot implementation phase, the research enters an adaptive stage in which field-based data are fed back into design decisions. Hydrological performance, water and soil quality, habitat change, vegetation succession, dune morphology, species use, and human pressure will inform the calibration of subsequent implementation phases. The knowledge and experience of local authorities, civil society organizations, local experts, scientists, producers, and long-term observers of the site are considered essential components of this evolving process.
The study ultimately proposes an open and adaptive research–design model extending from cultural ecology mapping and basin-scale ecological infrastructure to operational design, ecological restoration, and pilot implementation. Within the post-earthquake context of Hatay, this model positions ecological processes, cultural layers, and local knowledge as fundamental components of spatial decision-making.
Keywords: cultural ecology, cultural ecology mapping, Basin-City, Asi–Amik basin, ecological infrastructure, hydrological memory, ecological restoration, regenerative landscape, Milleyha Wetland, Samandağ, adaptive management, research-based design.
