Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması

 

KÜNYE

TİP: Kültür Merkezi 

YER: Ankara 

Statü: Mansiyon

İşveren: Ankara Büyükşehir Belediyesi

Yıl: 2021

Ekip::

Tuna Han Koç

Zeynep Altınbaşlı  

Berk Berker ( İnşaat Mühendisi)

Fevzi Kazaz (Makine Mühendisi)

Yalçın Nargöz (Elektrik Mühendisi)

Yardımcılar:

Ezgi Üzümcü

Tunga Tüdeş 

Merve Akbay

Elif Naz Kamanlı

Gün Rodoplu

Beyzanur Meriç

 

Kentsel Örtü- Varolanın Üstünü Örtmek 

Tasarım sürecinde, yapının yer alacağı kent parçasındaki mevcut doku, değişken tipolojiler ve bunların yer ve insan ile kurdukları mekânsal ilişkiler, Ulus Modern’i üreten bir prensip ortaya çıkartmak için yeniden okunmuştur. Bu yeniden okumadan deşifre edilen bilgiyle, proje alanının; eskiyle yeniyi, buyurgan-didaktik olan ile uzlaşmacı ve mütevazi olanı hem kent hem de yaşantı ekseninde aynı anda ürettiği tespit edilmiştir. Ulus Modern’in de bu söz konusu bir aradalığı eş zamanlı üretebilme/çalıştırabilme kabiletiyeti araştırılmıştır.

Böylece Ulus Modern, bulunacağı yere bir bina olarak değil hep orada olanı açığa çıkartmak için gelen; sadece var olan kent parçasının ve onun ilişkilerinin üstüne onu imlemek/göstermek için gelen bir sundurma olmak üzere tasarlanmıştır. Başka bir deyişle bir örtüyle imlenen kentin ve onun gündelik ve sıradan ilişkilerinin bir sahneye dönüşmesi ve bu sahnenin bizatihi yapının kendisi olması amaçlanmıştır.

Kent Odası

Kent odası, projenin ve onun kentle ilişkisinin kristalize olduğu bir yerdir. Burası, kentin gündelik hayatı içinde olma durumları ile kültür merkezi yapısı içerisinde olma arasındaki doğa farklarının eridiği ve birbirine karıştığı bir yerdir. Kent odası, kent ve yapının didaktik programı arasındaki diyaloğu kurarken aynı zamanda tüm ilişkileri düzenleyen ve üreten nirengi noktasıdır.

Yapı içerisinde aktif rol alan ya da almayan kullanıcının hikayesi, yapıyı performansın bir parçası haline getirmektedir. Bu bağlamda, kültür merkezinin kurgusunun orada ve onunla birlikte yaşayan kentlinin içinde var olması kritik bir unsurdur. Konvansiyonel kültür merkezlerinde hiyerarşik olarak biçimlenen programatik açılımlardan ziyade daha çok kent gibi çalışan bir kurgu projenin temel çatkısını oluşturmaktadır. Bu kurgu bir dolaşım sistemi/makina olarak ele alınmıştır. Yapının sistemi performans, sosyal uzantılar ve bunları besleyen temel teknik dolaşımlardan oluşan bir makine gibi çalışmaktadır. Yapının mekan kurgusu, izleyen ve izlenenin hem programatik hem de yaşantı olarak ayrışmadığı bir biçimde düşünülmüştür.